|
BARIS AKARSU DiNLEMEK iÇiN TIKLA

AĞLAMAYACAĞIM
Çok derinden hayal etmişim ki, kendimi bir an yanında
sanıyorum. Derin bir nefes alıp kalıyorum, Ah ne vardı şimdi yanında olsaydım. Ellerim
ellerinde. Gözlerinin derinliklerinde, seninle iç içe. Biliyorum imkânsız, ama düşüncesi bile güzel..
Sensiz
yarınlarda ne yaparım acaba?
Hayatımın akışı değişiyor, üzüntülerim var.
Sensiz yaşamak da zormuş. Ne yapayım?
Bol bol seni düşünürüm..
Bekle beni yanına
geliyorum, diye avaz avaz bağırmak geliyorsa da içimden, susuyorum.. Çünkü çaylarımızı yudumladığımız
o çay bahçesinde değiliz.. Hatta şu an nerede olduğunu bile bilmiyorum ki.. Ve sana kavuştuğum
gün, işte o gün bir daha ağlamayacağım..
NEYLERSİN Birgün bu mahsun sevdadan geriye Kalırsa
sadece o hüzün kalır Sende anladın ki yapayalnızız Buluşmamız yasak, görüşmemiz
uzak Devrilmiş kadehler gibi dönüyor başımız Neylersin...
Ah güzelim, incinmiş bir
sesi vardır yağmurun Yanaklarına vurduğunda hissedersin Ve bir veda sözcüğü Saçlarına
titreyen bir öpücükle dokunduğunda Bu anı dondurmaya yetmez nefesin Bir film sahnesi gibi akar gider ayrılık
Neylersin...
Biz zaten hiçbir romanda Kendi hayatımıza rastlamadık Bütün şarkılar
bizi yanlış anlatmıştı Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı Tenha
sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız Oysa tuttuğumuz balıkları bile Yeniden denize
bağışlamıştık Biz hayata dair hiçbir yanlış yapmamıştık Neylersin...
Biz bu sonucu haketmedik Hayır, etmedik Ömrümüz bu talana lâyık değildi Bazen acı
vurdu bazen de yağmur Hiç gülmedi yüzümüz Hiç büyümedi gülümüz Bizi yalnızca akşamlar kucakladı
biliyorsun Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz
Bazen acı dinmez, Bazen de yağmur Sevgilim
gülümse herşey unutulur Suskunuz bu akşam üstü Hasrete yanmışız Neylersin...
Birgün
bu öykünün sonuna gelince Ansızın desem ki 'hoşçakal canım' Unutursun, mecburen unutursun Yıldızlar
söner, bu aşk da biter Bazı gün hatırlayınca sessizce ağlarız Neylersin...
Ah
bebeğim, ah... Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının Dudaklarına sızınca
farkedersin İçindeki vurgun aşklar mezarlığında Ayrılık, ölümden üste yazılınca
Gideni durdurmaya yetişmez sesin Bir inme gibi dolaşır bedeninde pimanlıklar Neylersin...
Biz zaten hiçbir sinemaya tam vaktinde yetişemedik Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı Ve
bütün biletler biz gelmeden satılmıştı Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi Oysa Nuh'un
Gemisi'nde bile, bize yer kalmamıştı Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı
Neylersin...
Biz bu aşkı sürdüremezdik, inan sürdüremezdik Kalbimiz bu heyecana müsait değildi
Bize hep acılar kaldı Bize hep yağmur Unutmasan bile artık unutur gibi yapacaksın Ve
buruşturup buruşturup attığım kağıtlarda Hiç bitiremediğim bir şiir olarak
kalacaksın.
|
|
Kalpleri kemiren gizli azaplar yüzlerden okunsaydı, nicelerine merhamet duyulurdu.

|
 |
|
|
|
 |
|
AŞK HİKAYESİ
Başımdan bir kova sevda döküldü Islanmadım,üşümedim,yandım oy! İplik iplik damarlarım
söküldü Kurşun yemiş güvercine döndüm oy!
Yağmur yorgan oldu; döşek kar bana Anladım
ki kendi gönlüm dar bana Alev dolu bardakları yâr bana Sunuverdim içtim içtim kandım oy!
Sevgi ektim,
naz biçmeye çalıştım Ne zamana, ne kendime alıştım Kırk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandım oy!
Gönül şahinimi yordum gerçeğe Sonsuzda yüzümü sürdüm
gerçeğe Teselliden kanat kırdım gerçeğe Tecellinin sinesine kondum oy!
|
 |
|
|
|
|